Bir ragbi topun hikayesi

Sivas Kangals RugbyKimimiz çocukluk yıllarımızdan beri, kimimiz ise sadece aylardır ragbi oynuyoruz. Elimizde oval bir top, deneme sayısı yapmak için tüm gücümüzü kullanıyoruz. Fakat "Acaba bu top neden oval?" diye hiç düşündük mü?
"Evet, ben düşündüm" diye cevaplayanlarınız olabileceği gibi, ”, Hayır, aklıma bile gelmedi." diyenleriniz de kesin olacaktır. Ama cevabınız her ne olursa olsun buyurun bir ragbi topunun hikâyesini birlikte okuyalım...
Oval topun hikâyesini anlatabilmek için kardeşi olan futbol topunun hikâyesini de şöyle bir göz gezdirmek gerekir. Günümüzün tartışmasız yıldızı olan meşin yuvarlağın bir o kadar da meşhur olan kardeşi oval topumuzun kaderleri aynı zamanda yazılmış aslıda... Keza ragbinin bir zamanlar futbolun bir oynayış şekli olarak ortaya çıktığını da düşünürsek, pek de yanlış bir yerden başlamadığımızı anlarız. O zaman, bir süre futbol ve ragbi topu olarak ayırmadan anlatalım hikâyemizi...
İlk topların yapıldığı malzemeyi duyduğunuzda biraz şaşırabilirsiniz. Ama bugünkü şekillerini aldıkları zamana kadar o malzemenin sıklıkla kullanıldığını  göreceksiniz. Evat bizim iki kardeşin yapıldığı bu malzeme "domuz mesanesi" idi. Domuz mesanesi, insan nefesi ile şişirildikten sonra bir balon gibi altından düğüm atılırdı. Fakat bu topların tahmin edebileceğiniz gibi çok büyük bir de problemi vardı, çok çabuk patlarlardı. Bu sorunun çözümü ise, o zamanlar İngiltere'deki bot ve ayakkabı yapımcılarından geldi. Bu ustalar mesanenin şeklinde deriden kılıflar ürettiler ve onların üzerine geçirdiler. Ve böylece bizim kardeş toplar "erik" şeklini alarak hayatımıza giriverdiler. 1860'lara kadar ragbide ve futbolda domuz mesanesinden içi olan erik şeklindeki küresel toplarla oynandı. O zamanlar kullanılan topların boyutları hakkında da kurallar yoktu. Bu yüzden topların bazıları günümüzde kullanılanlar torunlarından bir hayli büyüktü.
Tekrar dönelim ayakkabı ve bot ustalarına... Rugby topumuzun macerası, İngiltere'nin Rugby kentindeki Rugby Okulu'nda yukarıda bahsettiğimiz toplarla oynanan oyundaki sorunları çözmek için harekete geçen iki ayakkabı ve bot ustası sayesinde başladı. William Gilbert ve Richard Lindon'ın dükkânları High Caddesi'ndeki 19 ve 20 numaralarda bulunmaktaydı. Bu dükkânlar bizim sporun doğumevi olan Rugby Okulu'nun ana avlusunun giriş kapısının tam da karşısına düşerdi. Rugby Okulu öğrencileri oyunlarını Dönüşümlü olarak bu alanda oynarlardı. Ta ki Rugby Okulu'nun oyun sahası olan "The Close" a geçilene kadar.
Sivas Kangals RugbyDomuz mesanesin'den yapılmış "erik" şeklindeki balonumsu topların çabucak patlamasından dolayı, bu iki usta Rugby Okulu öğrencileri için bir çözüm ürettiler. Deri işleme yeteneklerini kullanarak, domuz mesanesinin üzerine deri kılıflar yapıp onları mesanenin üzerine geçirdiler. Her iki ustanın da ürettiği bu toplar elde dikiliyor ve insan nefesi ile şişiriliyordu. Fakat domuz mesanesini şişirmek insan ciğerlerinin enfeksiyon kapmasına neden olduğundan tehlikeliydi. Hatta, yıllarca bu topları şişiren Richard Lindon'un karısı kaptığı enfeksiyon yüzünden ölmüştü.
1842 yılında, William Gilbert, High Caddesi'ndeki dükkânını, Rugby Okulu'nun St. Matthevvs Caddesi'neki "The Close" olarak bilinen o- yun sahasının karşısına taşıyarak stratejik bir avantaj elde etti. Bu yıllar içerisinde, "erik" şeklinde ki top kardeşler her iki usta tarafından da yapılmaya devam etti.
1860'lara gelindiğinde ise topların ticari mace¬rası başladı.
Rugby Okulu'nda görev yapan ve kafası ticarete iyi çalışan John Lillywhite, William Gilbert’a ürettiği futbol ve ragbi toplarını piyasaya sürmesi için yardım etti. Lillywhite'ın futbol topu üretimindeki finansal potansiyeli görmesi ve ragbi topu imalalatçıları ile olan güçlü ilişkisi onun bu fırsatı paraya çe¬virmesine olanak tanıdı. Lillywhite ticaret ile uğraşa dursun, dünyada bir sürü de buluş yapılmakta ve teknoloji ilerlemekteydi.
1852 yılında Amerika'da Charles Goodyear'ın kauçuğu icat etmesinden tam 10 yıl sonra, Richard Lindon kauçuktan iç lastiği olan futbol toplarını piyasaya tanıttı. Kauçuğun elastikiyeti sayesinde futbol topunun şekli en sonunda küresel oldu ve bizim dünya yıldızı meşin yuvarlak ortaya çıktı. Kauçuk iç lastiğin insan nefesiyle şişmesi çok zor olduğundan Lindon, kulak şırıngası gözlemlerine dayanarak pirinç el pompasını da icat etti. Fakat Lindon bu icatlarının pa-tentini almadığından resmi olarak bu buluşlar üzerine kaydedilemedi.
Dönelim topumuzun hikâyesine...
İki ucundaki deri düğmelere tutturulmuş 7 deri panelden oluşan ilk topların başarısı Rugby Okulu öğ-rencilerinin her gün oynadıkları "Punt-About"
(Ragbi ve Amerikan futbolunun kökeni olan oyun) ile kanıtlandı. Keza ragbi topu da öyle...
Rugby Okulu ragbiyi kendi okullarının futbol türü olarak kabul etti. Kendi toplarının diğer okullardan da farklı olmasını istiyordu. Bu da Lindon'ın kauçuk iç lastiğin şeklini, erik şeklindeki domuz mesanesinden, şişirilmiş yumurta şekline doğru değiştirmesiyle gerçekleşti. Bu değişiklik tek başına kabul edildi ve Lindon Rugby Okulu'nun tek maç topları imalatçısı olarak lanse edildi. Böylece şişirilebilen topun tarihinde ilk kez, deri paneller için bir şablon oluştu ve toplar bir standart kazandı. Bunun sonucunda Richard Lindon ilk orijinal yuvarlak futbol topunun ve ilk orijinal oval ragbi topunun yaratıcısı oldu. Kısaca Lindon bizim top kardeşlerin babası olarak tarihe geçti. Lindon'un gelişen dikiş tekniği sayesinde ragbi topları, uçlarını bir araya getiren deri düğmelere ihtiyaç duyulmadan, dört panelden yapılmaya başlandı. Bu tasarım önemli bir değişikliğe uğramadan günümüze kadar geldi.
Peki, futbol topuna ne oldu?
"Lilly vvhite's No.5" olarak kaydedilen ilk standart futbol topu, Mart 1866 yılında (Londra) Futbol Derneği ve Sheffield Derneği arasındaki temsili maçta kullanıldı. Daha sonra Harrow Chequers Kulübü standart ölçülerdeki topun, Futbol Derneği Çalenç Kupası yarışmalarında da kullanılmasını önerdi. Genel kanı olarak burada da Lillywhite's No.5 kullanıla-caktı. Şerit ölçümleri yapıldık¬tan sonra bir topun ortalama çevresinin 685,5 mm.'den az ve 711,2 mm.'den fazla olmaması kararlaştırıldı. Daha sonra bu kural 1883 yılındaki tüm oyunları içine alacak şekilde genişletildi. Topun ağırlığı ise 1889 yılında standart hale getirildi: 0.34 kg - 0.42kg. Bu standart 1937 yılında 0,39 kg - 0.45 kg olarak değiştirildi.

Sivas Kangals Rugby


Ve işte karşınızda vazgeçilmez ovalimiz Ragbi topu...
1892 yılında Ragbi Futbol Birliği topun oval şeklini onayladı ve Rugby Okulu'nun maç toplarının şekli mecburi şekil halini aldı. Topun kademe kademe yassılaşması, kuralların modern ragbi oyununu tanımlamasına kadar devam etti. 1970'li yılların sonlarında su almaya elverişli deri kaplama topların yerini, su geçirmez malzemeyle kaplanmış toplar aldı.
1892'den sonra ragbi topunun uzunluğu 279,4 - 285,75 mm. bir uçtan bir uca çevresi 762- 774,7 mm. çevresi 647,7-660,4 mm. ve ağırlığı 0,34-0,36 kg. arası olarak kabul edildi. Ağırlık 1893 yılında 0,36-0,41 kg. olarak revize edildi. 1931 yılında ragbi topunun çevresi 609.6-647,7 mm. olarak, ağırlığı ise 0.38-0.42 kg. olarak yeniden düzenlendi. Günümüzde ise ragbi topunun uzunluğu 280-300 mm, bir uçtan diğer uca çevresi 740-770 mm, çevresi 580 620 mm ve ağırlığı 0,41 kg-0,46 kg olarak kabul edildi.
Ve böylece sevgili okuyucular, bir ragbi topunun doğuşundan bu¬güne kadar olan hayat hikâyesini okudunuz...

Yorum ekle